simsiyah bildirdi: "
"Kadın içinde ki yılgınlığı ses tonuna yansıtıp, adama doğru baktı ve ‘bunlarda geçecek, üzülme’ dedi. Biliyordu, geçiyordu hersey. Acılar hep geçmek için vardı. Sevdaıi zamanların hüzmesini içinde hala gizli tutuyordu. Belki O da bir gün aşık olacaktı.
Ah bu dört duvar, ah bu esyalar! Dile gelebilseler, kimbilir neler anlatırlardı. Belki de bu kanepe asla üstüne oturmasına izin vermezdi adamın. Hele bu kilimler, kanla yıkanan kilimler; üstüne bastığı ayağa isyan ederdi. Ambulansların siren sesinin yankılandığı cadde bile belki bu arabaya tahammül edemiyordur, kim bilir! Yaşadığı anlar gözünün önünden geçtiğinde, gözlerindeki naif ifade kayboldu, sesindeki yılgınlıkta! O güçlüydü ve bu adam O’nu yıkamamıştı, herşeye rağmen ‘çocukları’ ile geleceğe dair umutlarını dimdik ayakta tutuyordu. Başını doğrultup ağzının içinde mırıldındı; ‘bir gün sende mazi olacaksin’ birgün! Şu an uymak zorunda oldugu anlaşmanın, tüm yapraklarını esen bir yele bırakacaktı. Tek taraflı bozup, diyetini zaten ödediği bu yaşam dilimini burada bırakıp, özgürlüğüne uçacaktı!
"